Biri de:
a
taşra’mın
sebil suyu, bereketli ekmeği
toprağının merhamet bahşettiği
düğünlerin bi-davet yapıldığı
eri er; kadını kadın
özü öz; sözü söz olan
çeklerin, senetlerin
bürokratik engellerin
“bugün git; yarın gel”in
ekmekteki kuyrukların
bakkaldaki borçların
güzel söz yerine küfrün
aşağılanmanın
hor görülmenin olmadığı
taşra’mın arzuhali
b
hele erkeğin
şafak sökerken
sırtında azık heybesi
elinde çapası
alnında ter damlası
avuçlarındaki nasır
cefakar ömrü bir asır
evi kendine kasır
atadan kalan bir hasır
helal kazancı yansır
ettiği kelam
verdiği selam
yürekten yüzüne yansır
taşralı Nasır’ın mağrur
arzuhali
c
asıl kadının
koynundaki bebesi
iffet, namus abidesi
dördü, beşi, altısı
yoktur geçim sıkıntısı
varsa bir tekne kazıntısı
ona da olur bir lokması
ruju, ojesi : kınası
işyeri : ekin tarlası
dilinde ağıt nağmesi
mutluluğu yuvası
evinde şefkat dağıtan
sevdasını dertten alan
acıdan bal çıkaran
sütü ak, pak akan
kadının, ananın,
bacının arzuhali
saf, temiz taşra’mın arzuhali
