Her insanın, İstanbul’a dair söyleyeceği sözleri vardır kuşkusuz. Ben de İstanbul’a layık olmasa da dilimin döndüğünce birkaç kelam etmek istiyorum.
Gerçi, bizden evvel gelenler, tarz-ı kadim usulünce; söylenebilecek en güzel sözleri söylemişler İstanbul için. Divanda, dergâhta ,bargâhta ve dahi gök kubbede yankılanmış söylenen söz incileri.
Nice cihangirler kaptırmış İstanbul’a gönlünü. Nice usta şair, kalemini açmış özenle ona methiye yazmak için. Hokkasına dividini banmış, yerine göre kan çekmiş yüreğinden mürekkep yerine…
TADI YOK
Düşlerin kapılarını kapatmışlar
Giriş yok
Vuslatı zindana atmışlar
Çıkış yok
Sancı sokak çocuğudur içimde gezinen
Adı yok
Yaşarım
Onun da hiç tadı yok
“Haiti’de 7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Binlerce kişi enkaz altında ölüm kalım mücadelesi veriyor.”
Spikerin söyledikleri pencerenin buğulu camında yazıya dönüştüler ve birkaç dakika içinde kayboldular.
Bir esmer an olur zaman,
Sen aklıma düşersin,
Gözlerin yüreğime düşer.
Gülümser çiçekler gülümser kuşlar.
Ellerin gül gül tablolaşır.
Saçların dalga dalga efsaneleşir.
Sabahı özleyen gecelerde.
Saçlarının her teline bir dize yazılır.
Kuğu boynunun gölgesi vurur gönlüme.
Hayalin belirir güzelliğinle,
Zamanı durdurmak isterim.
Erguvanlar açar içimde.
Bir esmer an olur zaman,
Sen aklıma düşersin,
Gözlerin yüreğime düşer.
Gülümser çiçekler,gülümser kuşlar.
Güllerin gölgesi,
Kuğu boynunun gölgesiyle karışır.
Kokunu getirir esen rüzgâr.
Veda Ederken
31 Ocak 2010
Veda Ederken
Gönüller Hüzün Yumağı Olmadan
İbrahim Kilik
--------------------------------------------------------------------------------
Türkiye Yazarlar Birliği bünyesinde açılan, 16. Dönem Yazarlığa Hazırlama Semineri’ne renk katan, anlam katan birlikteliğimiz hitamında yüreğime düşen şebnemi, dostalarla paylaşmak; onalara veda babında bir şeyler söylemek cehdiyle yazdığım birkaç satır.
--------------------------------------------------------------------------------
