Bayram sabahına uyanmak gibisi yoktur. Kulağımda Barış Manço’nun sesi yankılanır: “Bugün bayram erken kalkın çocuklar.” En afili gömleğimi, yeleğimi, çizgili gri takım elbisemi; gıcır gıcır bayramlıklarını giymek için can atan çocukların heyecanıyla giyerim. Zeynep benim bayram sabahları çok daha yakışıklı göründüğümü söyler. Gülümserim. Bir öpücük kondururum yanağına. “İyi bayramlar karıcım.”
Doğumhanenin kapısının önünde bir sağa bir sola gidip geliyorum. Dudaklarım kıpır kıpır. Bir duayı dillendiriyorum. Biraz ilerde babam ve kayınpederim sohbet ederek birbirlerine moral veriyorlar. Karşılarındaki sandalyelere annem ve kayınvalidem oturmuşlar. Kol kolalar. Gözlerinde umutlu ama bir o kadar da tedirgin bir bekleyiş var. Zaman geçmek bilmiyor. Adımlarım sıklaşıyor. Kalbim sıkışıyor. Aklıma hep en kötü senaryo geliyor. Birden doğumhanenin kapısı açılıyor. Yüreğim, su içen kuş misali buharlaşma enerjisiyle çalışıyor adeta. Kanımın buharlaştığını hissediyorum.
Çayla seni birlikte yad etmemi yadırgasa da bilmeyenler, çayımın duru rengi gözlerini çağrıştırır hep. Çayın buğusunda, buğulu bakışlarını hayal ederim. Demlikle semaverin ünsiyetine imrenirim. Çaya attığım şekerle erir, bal rengi gözlerine hasret yüreğim. Hasretin demi çayımın demiyle hem dem; lakin ben sana hasretim. Hasret, siyah bir gül bağrımda açan. Sen bir cerensin hep benden kaçan.
Hayal hayal el edersin bana uzaklardan. Gam denizinde, su alan bir sandalda çabalayıp dururum; iklimine ulaşamam. Sen dahil, bu hâlimi kimselere anlatamam.
5 Haziran 2009 Cumartesi günü Hakan Albayrak'ın Türkiye Yazarlar Birliği genel merkezinde konuşmacı olarak bulunduğu toplantıya katıldım. Albayrak, hıncahınç dolu salondaki aşırı sıcak ve havasız ortama rağmen hepimizi heyecanlandıran şeyler anlattı. Oldukça yorgun görünüyordu, beş gündür uyumadığını söyledi ama heyecanı biz dinleyicilere bile sirayet edecek kadar yoğundu.
Sonradan notlar almadığıma pek hayıflandım. Aktarmak istediğim birçok konuyu hafızamda kalanlardan toparlamak zorunda kalacağım... Hatırlayabildiğim kadarıyla Hakan Albayrak şunları söyledi:
